Dünyanın %70’i suyla kaplı olmasına rağmen, bu suyun %97.5’i tuzlu su. Kalan %2.5’lik tatlı su ise hızla tükeniyor ve kirleniyor. Kuraklıklar, küresel ısınma, nüfus artışı ve kötü yönetim gibi sebeplerle 2000-2050 yılları arasında suya olan talebin %55 artması bekleniyor.
Tatlı suyun %70’i tarımda, geri kalanı sanayi ve evsel tüketimde kullanılıyor. Artan nüfusla birlikte tarım ve enerji üretimi de hızla su tüketiyor. Nehirler, göller ve akiferler kuruyor ya da kirleniyor, sulak alanların yarısından fazlası ortadan kalktı. Birleşmiş Milletler verilerine göre:
Dünyada 2 milyardan fazla insan yüksek su stresi yaşayan ülkelerde yaşıyor.
2040’ta yaklaşık 600 milyon çocuk aşırı su kıtlığı yaşayan bölgelerde yaşayacak.
2030 yılına kadar 700 milyon kişi su kıtlığı nedeniyle göç etmek zorunda kalabilir.
Dünyanın en büyük yer altı suyu sistemlerinin üçte biri su sıkıntısı çekiyor.
Afrika, Avustralya’dan sonra dünyanın en kurak ikinci kıtası. Özellikle Sahraaltı Afrika’da milyonlarca insan temiz suya ulaşmak için saatlerce yürümek zorunda kalıyor. Üstelik ulaşabildikleri su çoğu zaman sağlıksız.
Sahraaltı Afrika nüfusunun sadece %24’ü güvenilir suya ulaşabiliyor.
Her 3 kişiden 1’i su kıtlığından etkileniyor.
Afrikalı kadınlar su taşımak için günlük ortalama 8 saat yürüyor.
Her yıl Afrika’da su ve hijyen yetersizliğinden saatte 115 kişi hayatını kaybediyor.
Kadınlar ve Genç Kızlar Üzerindeki Etkisi:
Su taşıma görevi genellikle kadınlara ve genç kızlara düşüyor. Bu durum onların eğitim, sağlık ve sosyal yaşama katılımını engelliyor. Genç kızlar eğitimden geri kalıyor, kadınlar ise ailesiyle yeterince ilgilenemiyor.
Sağlık ve Sanitasyon Sorunu:
Dünya genelinde 1.8 milyar insan dışkıyla kirlenmiş su içiyor. Güvenli suya erişimin kısıtlı olduğu yerlerde el yıkama, hijyen ve sanitasyon zayıf olduğu için tifo, kolera, bağırsak hastalıkları yaygın.
Her 2 dakikada bir çocuk su kaynaklı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor.
842.000 kişi her yıl güvenli olmayan içme suyu ve hijyen sebebiyle hayatını kaybediyor.
160 milyon çocuk ise bu durumun yol açtığı bodurluk ve yetersiz beslenmeden etkileniyor.
Ahiret Kazancım Derneği olarak bizler, bu gerçekleri göz ardı etmiyor, Afrika başta olmak üzere temiz suya erişim projeleriyle insanlara hayat olmaya devam ediyoruz. Çünkü su sadece bir ihtiyaç değil, yaşamın ta kendisidir.

