Kurban, hac ve zekât gibi mal ile yapılan ibadetlerde vekâlet vermek caizdir. Yani kişi, kurbanını kendisi kesebileceği gibi, uygun gördüğü birine veya kuruma vekâlet vererek de kestirebilir (Kâsânî, Bedâi‘, 5/67; Mevsılî, el-İhtiyâr, 5/21; Remlî, Nihâyetü’l-muhtâc, 8/132).
Hz. Ali (r.a.)’den rivayet edilen bir hadiste şöyle denir:
“Resûlullah (s.a.s.), (kendisi adına) develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve üzerlerindeki çulları paylaştırmamı emretti ve kasap ücretini bana vermemi yasakladı; ‘kasap ücretini biz kendimiz veririz’ buyurdu.” (Müslim, Hac, 1317; Buhârî, Hac, 1716-1718)
Vekâlet sözlü, yazılı ya da telefon, internet, faks gibi iletişim araçlarıyla verilebilir. Vekil olan kişi veya kurum, verilen görevi eksiksiz ve doğru şekilde yerine getirmelidir.
Kurbanın başka bir ilde ya da yurt dışında kesilmesinde bir sakınca yoktur. Fiyat farkları veya kesim yeri değişikliği kurbanın geçerliliğini etkilemez.

